| 30 Mart 2010
Karların tam ortasında bir çiçek açmış beyaz...Uzaktan çiçeği farkeden yavru fok koşarak gelmiş, bu beyaz nari şeyi ilk defa görüyormuş.Uzanmış koklamış hızla annesine dönmüş "Gördün mü?" demiş.Ne biçim birşey bu böyle,çok güzel görünüyor. "Adı nedir anne?".Anne önce eğilip yavru fokun burnuna bir öpücük kondurmuş.Sonra "Kar çiçeği,çok nadir bir çiçektir,zor yetişir.Derler ki ağladığındayada ölürken kırmızıya dönüşür zarar verme sakın" demiş.Yavru fok bilmiyormuş zarar vermenin ne demek olduğunu,çünkü dünyaya dair tecrübesi çok azmış.Kötülük bilmezmiş yüreği. "Tekrardan bakmaya gideceğim ama söz anne uzaktan bakacağım"Koşarak giden yavrusunun arlkasından bakmış anne fok.Yavru fok koşarak annesinin yanına gelmiş.Onunla konuşmaya başlamış.Onu arkadaşı olarak kabul etmiş.Karçiçeği o kadar güzelmişki yavru fokannesinin tembihine uymuş,bişey olmasın diye korkudan birdaha koklamamış,"sana birşey olmasın diye seni uzaktan seveceğim" demiş.Hem sen böylede benim seni sevdiğimi bilirsin,bunu senin iyiliğin için yaptığımı bilirsin.Günler günleri kovalamış artık karçiçeği ileyavru fok çok iyi arkadaş olmuşlar.Yavru fok annesine her defasında arkadaşı karçiçeği ile ne konuştuğunu anlatırken bir yandan da onun suya girememesine ve sürekli aynı yerde durmasına karşın,kendini ne kadar kötü hissettiğini anlatıyormuş.Anne fok "Şayet o yerinden ayrılırsa bir daha yaşayamaz demiş.Yavru fok annesinin söylediklerini arkadaşı ile paylaşmak üzere hızla karçiçeğinin yanına koşmuş. "biliyorum burada böyle durmaktan sıkılıyorsun keşke seninle dolaşabilseydik".Ama olsun sen üzülme ben sana gördüğüm yaptığım herşeyi anlatırım.Sen de böylelikle herşeyi bilirsin".Karçiçeği sanki foku anlıyor ve ona hak veriyor gibi yavaş yavaş sallanıyormuş.
Günlerden bir gün yavru fok sudan çıkarken bir takım gölgeler görmüş,korkup tekrarsuyun içine dalmış.
Gölgelerden gelen sesler gökgürültüsü gibi,şimdiye kadar hiç duymadığı seslermiş.Karanlık gölgeler suyun altında olan fokun yanından hızla uzaklaşıp gitmişler.Yavru fok kafasını suyun altından çıkardığında gölgelerin en iyi arkadaşına doğru ilerlediğini görmüş. "Saklan hadi....Durma öyle...Saklan..." Arkadaşı karçiçeği ise yavaş yavaş sallanıyormu,sanki onu anlıyormuş gibi.Yavru fok endişe içinde gölgelerin adımlarına bakıyormuş,gölgelerin elinde tuhaf sivri aletler varmış. "Nedir bunlar "diye anlamaya çalışırken,farketmişki o gölgeler arkadaşının tam üzerine doğru ilerliyor.Sudan tamamen çıkıp gözlerini arkadaşının üzerine dikmiş.Arkadaşı bir kez daha sallanırken dev bir adım üzerine gelmiş.gözünden kaybolmuş bir anda en iyi arkadaşı.O anın verdiği endişe ile korkularına aldırmadan arkadaşına seslenerek koşmaya başlamış.Gölgeler birden durmuşlar.Tuhaf sesler çıkararak gülmeye başlamışlar.Fok arkadaşına olan sevgisinin yarattığı endişeye kapılıp gölgelerin ayağına kadar geldiğinde daha arkadaşına uzanamadan bir acı hissetmiş.Yavru fok çenesini hızla buzlara çarpmış.Kırmızı bir sıvı görmüş gözlerinin içinden beyaz karlara süzülen.Kendini arkadaşına doğru çekmiş ,arkadaşı artık sallanmıyormuş.Yerde ezilmiş ve hatta neredeyse karkarın içine gömülmüş.Ne olduğunu anlayamamış fok,kafası çok acıyormuş.Kımıldayan foku gören gölgeler,bir kez daha vurmuşlar yavru fokun kafasına .Yavru fokun acıyla gözleri kapanırken aklına gelmiş annesinin sözleri."Sakın zarar verme" o an anlamış zarar vermenin ne kadar kötü birşey olduğunu.Canı acırken "iyki ben yapmamışım,karçiçeğine zarar vermemişim" demiş yavru fok.Gözlerini yavaşca gölgelerin acımasız suratlarından karçiçeğine doğru indirirken kendi kanının çiçeği kırmızıya boyadığını görmüş.Gözlerinden akan yaşlardan birtanesi çiçeğin üzerine düşmüş ama üzerindeki kırmızılık gitmemiş.Annesinin sözlerini hatırlamış.Son sözlerini arkadaşını koklayarak söylemek istemiş ,ama incitirm dişüncesiyle koklamaktan vazgeçmiş ve "Her zaman yanındayım arkadaşım,sana zarar vermeden her zaman yanında olacağım..." demiş... Not: Yeşim BALACA'dan alıntıdır.






















COMMENTS